Hesperian Health Guides

Erozyonun önlenmesi

Toprak kaybı ya da erozyon rüzgar veya suyun etkisiyle toprağın yerinden kopararak uzaklara taşınmasıdır. Toprağı erozyondan koruma, özellikle dik yamaçlarda, toprağın verimliliğini arttırır, su kaynaklarını korur ve toprak kaymalarını önler. Erozyonu ve yüzey suyunun akıp gitmesini engellemek için çiftçiler şu 3 ilkeye uymalıdırlar:

  1. Suyu yavaşlatma su havzasında tepeden aşağıya kadar doğal engeller oluşturarak sağlanır.
  2. Suyu yayma kanallar oluşturarak suyu bölüp akacağı yere yönlendirme biçiminde yapılır.
  3. Suyu batırma toprağı ıslah ederek suyun toprakta emilmesini sağlayarak yapılır.


Bazen, erozyon belirtilerini fark etmek zordur. Bu belirtiler ekilenlerden eskisi kadar verim alınamaması, akarsuların eskisinden daha fazla çamurlu olması (özellikle fırtınalardan sonra) ve toprak tabakasının giderek incelmesidir.

Illustration of the below:2 men stand beside 2 gullies through a field: 1 narrow, 1 wide.
Bu erozyon hendeği yeni oluşuyor... ... ama çok geçmeden, bunun gibi olacak.

Erozyon başlamamışsa, bitkileri ve ağaçları olabildiğince koruyarak ve yüzeyde akan suları kanallara, havuzlara ve doğal su yollarına yönlendirerek önlenebilir. Erozyonun halihazırda şiddetli olduğu yerlerde, onu durdurmak ve yeniden sağlıklı toprağa sahip olmak mümkündür. Yamaçlardaki toprağın önüne bir sıra taş dizmek ya da alçak bir taş duvar yapmak bile toprağın yerinden aşağı doğru sürüklenmesini önleyerek ağaçlar ve bitkiler için verimli alanlar oluşturur. Yeşil gübreler, nöbetleşe ekim, malçlama ve ekinlerle birlikte ağaç dikme gibi sürdürülebilir tarım yöntemleri de toprağı ve su kaynaklarını koruma yollarıdır (bkz Bölüm 15).

STK çalışanları çiftçilerden erozyon hakkında bilgi alıyorlar
A woman talks with a farmer in a stony field.

Hindistan’ın Karnataka Eyaleti’nin Gulbarga yöresinde, bir STK tarlalarındaki toprak erozyonunu önlemek için çiftçilerle bir çalışma yaptı. Çiftçiler geleneksel olarak muson yağmurları geldiğinde bile toprağın çoğunu tutan ama alt taraftaki açıklıklardan suyun geçişine izin veren yüksek taş duvarlar örüyorlardı.


STK çalışanları bu taş duvarların bir kısım toprağın aşağıdaki tarlalara gitmesine izin verdiğini fark ettiler. Ve yüksek taş duvarlar tarlaların alt ucunda örüldüğünde, bazı taşlar yuvarlanıyordu, bunların aşağıdan toplanıp yerine konması gerekiyordu. STK çalışanları hiç toprak kaybına izin vermeyen ve sürekli onarım gerektirmeyen silme taş duvarlar yapmayı teklif ettiler.


Çiftçiler yuvarlanan taşları yerine koymayı dert etmediklerini söylediler. Ama STK çalışanları bunu anlayamadılar. Çiftçilerin taş duvarlarını yapmak daha çok çalışmayı gerektiriyordu ve toprağın geçişine izin vererek erozyonun tamamen durdurulmasında başarısız oluyordu.


Bir deney önerdiler. Bazı tarlalara alçak, silme taş duvarlar yapacaklardı. Diğer tarlalara ise çiftçiler geleneksel duvarlarını öreceklerdi.


Mevsimin sonunda, çiftçiler ve STK çalışanları bir araya gelip sonuçları karşılaştırdılar. Yeni, silme taş duvarların aşağısında tarlası olan çiftçilerin bir çoğu hiç memnun değildiler. Sığırlar alçak duvarları aşarak tarlalarına girmiş, muson yağmurlarından sonra çeltik tarlalarında eskine göre daha az taze toprak ve taze su olmuştu.


Bu sorunlar tepenin yukarı kısmındaki tarla sahipleriyle aşağı kısmındaki tarla sahipleri arasında tartışmalara yol açtı. Bu deney çiftçilere geleneksel duvarların “iyileştirilmiş” duvarlardan daha iyi iş gördüğünü gösterdi. Çiftçiler STK çalışanlarına silme taş duvarların birçok soruna yol açtığını anlattılar.


Bu deneyle STK çalışanları çiftçilerin geleneksel duvarları toprak erozyonunu önlemekle kalmayıp sığırların tarlalara girmesini de önlediğini öğrendiler. Biraz toprak ve suyun geçişine izin vermek iyi komşuluk ilişkilerinin erozyona uğramasını da önlüyordu ki bu çiftçiler için bir miktar ek iş yapmaya değerdi!



This page was updated:22 Ara 2020