Hesperian Health Guides

Suda zehirli kirlenme

Tarım, maden çıkartma, petrol kuyusu açma ve daha birçok endüstri kolu su kaynaklarına kimyasal artıklar salarlar. Bu durum suyu içme, yemek hazırlama, banyo yapma ve sulama için güvenli olmaktan çıkarır. Bazı yerlerde su, toprakta doğal olarak bulunan arsenik ya da florit (dişler üzerinde kahverengi lekeler ve ağır kemik zayıflığı yapan doğal bir madde) zehirli maddelerce kirletilir. Yer altı suyu tüketildikçe, doğal zehirli madde riski artar çünkü geri kalan suda yoğunlaşırlar. İster endüstriden ister doğadan kaynaklansınlar zehirli kimyasal maddeler genellikle gözle görülmezler ve tespit edilmeleri zordur. Suyun laboratuarda tahlil edilmesi hem endüstri hem de doğa kaynaklı kimyasalların tespitine yardım eder.

Tartışma için çizim: Toksik kimyasallar suya nasıl karışır?

In a landscape where a stream flows through fields near a factory, people fish and get water as a man sprays pesticide.

EHB Ch5 Page 59-2.png

Tartışma için soru:

  • Size göre zehirli kimyasallar suya hangi yollardan karışmaktadır?
  • Suyu zehirli kirlilikten korumak için ne yapılabilir?
  • Bu suyu içmek ya da oradan tutulan balıkları yemek insanların sağlığını nasıl etkiler?

Zehirli maddelerle kirlenmenin önlenmesi

Suyun zehirli kimyasal içermediğinden emin olmanın tek yolu kaynağında kirlenmenin önlenmesidir. Suyunuzun kirlenmiş olduğunu düşünüyorsanız, toplumunuzu organize ederek su kaynaklarının haritasının çıkarılmasını ve su teminiyle ilgili sorunların tespit edilmesini sağlayabilir (bkz sf 67-69), sonra da kirlenmeyi önlemek için adımlar atabilirsiniz. Ancak suda hangi kimyasalların bulunduğunu kesinleştirmek laboratuarda yapılacak testlerle mümkündür.

ÖNEMLİ Unutmayın: Suyun mikrop ve parazitler bakımından da güvenli hale getirilmesi onu kimyasallar açısından da güvenli hale getirmez. Suyun kimyasallardan korunması da onu mikrop ve parazitler bakımından da güvenli hale getirmez.

Zehirli kimyasallarla bulaşmayı önlemek için:

  • Yollar ve köprüler, arabalardan ve kamyonlardan kaynaklanan kirliliği su yollarından uzaklaştıran drenaj kanalları olacak biçimde planlanmalıdır.
  • Yol kenarlarına ağaç dikmek havadaki kirliliğin bir kısmını emeceği için bazı su kaynaklarının kirlenmesini önler.
  • Endüstri daha az kirletmelidir. Fabrikalar kendi atıklarını zararsızlandırabilir, büyük ve küçük iş yerleri temiz üretim yöntemleri kullanabilirler.
  • Maden ocakları ve petrol kuyuları su kalitesini riske sokacakları yerlere açılmamalıdır.
  • Çiftçilerin kimyasal pestisid ya da gübre kullanımını azaltmaları veya terk etmeleri ve kimyasalların suya karışmasını engellemeleri gerekir. Bu, onların kimyasallar yerine doğal haşere kontrol yöntemleri ve doğal gübreleri kullanmalarıyla mümkündür (bkz Bölüm 15).
  • Hükümetler su kirlenmesini önlemek için kanunlar yapabilir ve uygulatabilirler.


Suyu koruyan uluslararası kanunlar için ayrıca bkz Ek B. Suyun zehirli maddelerle kirletilmesinin önlenmesi için toplulukların, hükümetlerin ve endüstrinin harekete geçmesi gerekir. Zehirli kimyasalların zararlarının önlenmesi ve azaltılması konusunda daha fazla bilgi için, bkz Bölüm 20.

A village sits across a river from a factory spewing dark smoke.
"Güvenli" suda arsenik

Yüzyıllar boyu Bangladeş’teki insanlar itinayla korunan göletlerdeki yüzey suyunu içtiler. Banyo, bulaşık ve çamaşır için ise ırmaklardan, hendeklerden, ve diğer korunmayan kaynaklardan aldıkları suyu kullandılar. Bu su sıklıkla mikroplarla bulaştığı için ishal, kolera, hepatit ve diğer sağlık sorunlarına yol açmaktaydı. Bu nedenle hükümet uluslararası ajanslarla işbirliği yaparak ülkenin muhtelif yerlerinde sığ kuyular açtı.


Halk sağlığı kampanyalarıyla insanları yüzey suyu yerine bu kuyulardaki “güvenli” zemin suyunu kullanmaları için teşvik etti. Ancak 1983 yılından başlamak üzere çok sayıda zehirlenme olgusu bildirdi. Çok sayıda insanda deri yaraları, kanser, sinir hasarı, kalp hastalığı ve şeker ortaya çıktı. Bunların birçoğu öldü. Kimse hastalığa neyin yol açtığını bilmiyordu. 1993’de, bilim adamları hastalığın yeraltı suyundaki arseniğe bağlı olduğuna karar verdiler. Kimse yeraltı suyunu arsenik açısından tahlil etmedi. Ancak kuyuların yaklaşık yarısının içinde bol arsenik bulunan suları çektiği anlaşıldı.


Arsenik suya nasıl karışıyor? Arsenik daha önce de yeraltı suyunda doğal olarak vardı, insanları hasta eden şey su tüketiminin artmasıyla daha fazla arsenik almalarıdır.


Köylerde topraktan “güvenli” su çıkaran teknoloji geniş arazilerin sulanmasını da mümkün kılarak büyük ticari şirketlerin gelişmesine neden oldu. Sulama için bol miktarda zemin suyunun çekilmesi içmek için kalan sudaki arseniğin yoğunlaşmasına neden oldu. Ayrıca kimyasal gübrelerin (sıklıkla arsenik içerirler) kullanımı artmış, tarlalara zehirli bazı pestisidler püskürtülmüştü. Bangladeş halkının zehirlenmesi tabakhanelerden ve diğer fabrikalardan su yollarına karıştırılan zehirli atıklarla daha da arttı.


Şimdi Bangladeş’te çoğunluğunu kadınların, yoksulların ve yerli işçilerin oluşturduğu yaklaşık 40 bin kişi arsenik zehirlenmesi nedeniyle hasta. Arseniğe bağlı sağlık sorunlarının ortaya çıkması için yılların geçmesi gerektiğine göre önümüzdeki yıllarda çok daha fazla kişi hastalanacaktır. Arseniğe bağlı sağlık sorunlarının üstesinden gelebilmenin yolu daha iyi sudur. Etkilenenler dünyanın en yoksul insanları olduğu için bu felaket gittikçe kötüleşti, ne doğru dürüst bir araştırma yapıldı, ne de bir çare bulundu. Su kirlenmesi başkent Dakka’da olsaydı ya da hastalık zengin bir ülkede görülseydi hemen harekete geçilirdi.


Bangladeş’deki zehirlenme yüzey ve yeraltı sularının kirletilmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu, ayrıca su kaynaklarında tahlil yapılmasının ve su güvenliği hakkında en ufak bir şüphe uyandığında hemen harekete geçilmesinin önemini göstermektedir.

İçme suyundaki arseniğin giderilmesi

Bangladeş’te arseniği sudan çıkarmak için demir tırnaklar kullanan basit bir filtre geliştirildi. Bu filtre zehirlenmeleri azalttı ancak suya bulaşmalar olması sorununu çözemedi.


This page was updated:22 Ara 2020